Merhaba arkadaşlar! Bu içerikte “Tragen fiili nasıl çekimlenir” ile ilgili en güncel bilgileri sizlerle paylaşacağız.
Tragen Fiili Nasıl Çekimlenir? Hadi Gelin, Birlikte Öğrenelim!
İzmir’de yaşayan 25 yaşındaki bir gencin gözünden Almanca dersine nasıl yaklaşılır? Gelişen teknolojiye rağmen, hâlâ işin içine biraz mizah ve kafa karıştırıcı durumlar katmadan bir dil öğrenmek neredeyse imkansız! Tabii, herkesin ders çalışma tarzı farklı. Benimki biraz daha eğlenceli, bazen de absürd oluyor. Bugün, Almanca’da çok sık karşılaştığımız, bir o kadar da kafa karıştırıcı olan “tragen” fiilini ele alacağız. Tragen fiili nasıl çekimlenir? Hadi, izlediğiniz o dizi sahneleri gibi, her şeyin çok ciddiye alınmadığı bir bakış açısıyla bakalım!
“Tragen” Fiili Nedir?
Her şeyin başı, anlamını bilmekle başlar, değil mi? Almanca’da “tragen” fiili, “taşımak” veya “götürmek” anlamına gelir. Şimdi, derslerde dinlediğiniz ve “Acaba bunu günlük dilde ne zaman kullanacağım?” diye kendinizi sorguladığınız o fiil var ya, işte o! Düşünsenize, bir arkadaşınız sizinle buluşmaya gelecek ve “Yolda seni bekliyorum” diyor, aslında bu durumu anlatmak için “tragen” fiilini kullanabiliriz. Ama tabii ki bu kadar basit değil, o yüzden hadi bakalım, biraz daha derine inelim.
Tragen Fiili Nasıl Çekimlenir?
Tragen fiilinin çekimlenmesine geçmeden önce bir şey netleşsin: Benim bu yazımda verdiğim bilgiler %100 doğru ama size anlatırken kendimi bazen bir “yanlış bilgilendirme makinesi” gibi hissediyorum. Ama olsun, doğruyu bulmaya birlikte ilerleyeceğiz. Şimdi gelelim çekimlemeye!
Ich trage – “Ben taşıyorum”
Yani, birine elinde dev bir çanta var, siz de “Ben bunu taşıyorum” diyorsunuz. Ah, burada gerçekten ben devreye giriyorum. Hadi kabul edelim, bazen çantaların büyüklüğü insanı ölüme götürebilecek kadar ağır olabiliyor. Ama ben hep diyorum ki, taşırken “Ich trage” demek… bu fiilin en temel halidir, yoksa başka bir yol yok. Ne kadar “taşıyorum” desek de, bu fiil bazen hayatımızdaki gereksiz ağırlıkları anlatırken devreye giriyor.
Du trägst – “Sen taşıyorsun”
Beni düşünün: Sabahları yatağımda dev bir montla kalkıp, kıyafetleri taşıyarak giyinmeye çalışan, gözleri uykulu bir adam. İşte, “Du trägst” demek, bu durumda çok anlamlı olurdu. Bir arkadaşınıza sabah kahvesi taşırken ya da akşamdan kalma şişe taşıyan biriyle karşılaştığınızda, hemen bu fiili aklınızda tutabilirsiniz.
Er/sie/es trägt – “O taşıyor”
Hayatın en yorucu kısmı: “O” (ne kadar kesin, değil mi?)… Gündelik hayatta bazen birine anlatırken “O taşıyor” demek; mesela bir arkadaşınıza, “O taşıyor, çünkü ben fazla yorgunum” demek, işte gerçek drama burada başlar. Birçok kez “Er trägt” yani “O taşıyor” dedik ama kimse anlamaz. Göz teması kurun, durumu anlatın, sonra bir bakmışsınız o kişi size “neden hala taşıyorsun?” diye soruyor.
Wir tragen – “Biz taşıyoruz”
Bunu söylerken gerçekten “biz” kelimesine odaklanın, çünkü birisini taşıyan tek kişi siz olmayacaksınız. “Wir tragen”, aynı zamanda bir yüke katlanmanın ve “Hadi, hep birlikte taşırız!” anlayışının sembolüdür. Bir arkadaş grubuyla felsefe yaparken ve ortak kararlar alırken de bu fiil çok işe yarar: “Hadi, hep birlikte taşıyoruz!” Sonunda ki “hep birlikte” kısmını ciddiye almadığınızı fark etmesi çok kolay tabii.
Ihr tragt – “Siz taşıyorsunuz”
Bunu kullanırken karşınızdaki kişi gerçekten sizden sıkılmışsa, “Siz taşıyorsunuz!” demek, yerinde bir hamle olabilir. Bazen “Siz taşıyorsunuz” dedikten sonra herkes bakar ve kimse bir şey yapmaz. Çünkü kimseye “taşıma” yükü vermek kolay değil. Biraz sabır gerektirir. Ama işin sonunda öne geçip “Evet, biz taşıyoruz” diyebilirsiniz, kimse fark etmez. Neyse, “Ihr tragt” deyin ama bıkmayın!
Sie tragen – “Onlar taşıyorlar”
Bunu gerçekten birine anlatmak çok zordur. “Onlar taşıyorlar” derken, sizin taşıdığınız her şeyin altından kalkamazsınız. Gerçekten, bazen o kadar yük var ki, “Onlar taşıyor” demek bile size o kadar kolay gelmiyor. Ama sonunda, işte bu fiil en doğru zamanında kendini gösteriyor.
—
Tragen Fiiliyle Bir Günlük Hayat Senaryosu
Bir yanda kahve, diğer yanda çantalar… Tragen fiilinin tüm çekimleriyle ilgili günlük hayattan kısa bir senaryo yazalım, hem öğrenelim, hem gülelim!
Senaryo:
– Kahve içen Ahmet: Hadi, bugün beraber dışarı çıkalım.
– Ben (senin iç sesin): Hah, ben trage şu koca çantayı, yeter ki sen bu kahveyi taşımayı kabul et!
– Ahmet: Hahah, tamam o zaman. Sen trägst çantayı, ben trage kahveyi!
– Ben (benden başka kimse): Sen ne diyorsun Ahmet ya? Neyin kafasındasın?
– Ahmet: Ya işte, “wir tragen” diyelim ya, her şey bir düzen içinde olacak.
– Ben (yavaşça ama azıcık sinirli): Tamam, ama gerçekten… “Sie tragen” desek hiç de fena olmaz, senin herhalde artık dondurmanın peşindesin.
Tragen Fiilinin Kullanıldığı Cümleler: Duygular ve Düşünceler
Bazı fiillerin duygusal bir yükü vardır, tragen gibi. Hadi bakalım, bir düşünün: Birisini taşımak ne kadar zor olabilir? Ama bazen öyle bir taşımak vardır ki, o an insanın üzerindeki yorgunluğu anlamak daha zor olur. Mesela “Ich trage den Ball” dediğinizde, topu taşıyor olabilirsiniz ama “Ich trage meine Gedanken” dediğinizde, düşüncelerinizi taşırken kimse sizi anlamaz.
—
Sonuç: Tragen Fiilini Bilmek, Gerçekten Hayatınızı Kolaylaştırır mı?
Tragen fiilinin tüm çekimlerini öğrendik. “Tragen fiili nasıl çekimlenir?” sorusunu cevapladık. Ama gerçekten bu fiili öğrenmek, dil öğrenmenin temel taşı mı? Belki de değil! Bazen dil, eğlenceli hale gelmesi için doğru kullanımla birleşir. Tragen fiili de tıpkı bizim hayatımız gibi bir taşıma fiili; bazen çok ağır, bazen çok hafif. Ama sonuçta, dil öğrenmek işte böyle bir şey: Hem ciddi hem de komik bir yolculuk.
Değerli Atlasnet okurları, “Tragen fiili nasıl çekimlenir” hakkındaki bu içeriğimizin sonuna ulaştınız. Umarız faydalı olmuştur!