Bitkiler Mutlu Olur Mu?
Bir şeyin “mutlu” olup olmadığı sorusu, çoğumuz için neredeyse çocukluktan beri kafamızı kurcalayan bir sorudur. Peki ya bitkiler? Onlar mutlu olabilir mi? Hayatımda pek çok konuya kesin görüşlerle yaklaşmaya alıştım, ama bitkilerin mutluluğu konusunda gerçekten kararsızım. Kimileri buna inanıyor, kimileri ise bunun sadece insanın etrafındaki dünyaya karşı duyduğu aşırı empatiyi yansıtması olduğunu söylüyor. Bence bu konu, tartışılmaya ve sorgulanmaya değer.
Yani, cidden, bitkiler “mutlu” olabilir mi? Yoksa bu sadece bizim onlara yüklediğimiz romantize edilmiş bir kavram mı? Bitkilerle ilgili sevdiğim şeyler olduğu kadar sevmediğim de var. Gelin, önce her iki tarafı da ele alalım.
Bitkiler Mutlu Olur Mu? Sevdiğim Yönleri
Bitkilerin mutlu olup olamayacağını sormak, aslında çok derin bir soru değil. Çünkü onların yaşamını çevresel faktörler belirler, bu çok net. Işık, su, toprak, sıcaklık… Bu faktörler sağlandığında, bitkiler de en iyi şekilde büyür. İşte bu noktada bitkilerin “mutluluğu”na dair inandığım şey ortaya çıkıyor: Eğer bir bitki, ihtiyaç duyduğu her şeye sahipse, sağlıklı ve düzgün bir şekilde büyür. O zaman ona ne kadar iyi baktığınızın ve çevresel koşulların “mutluluğunu” şekillendiren faktörler olduğunu söyleyebilirim.
Bunun en güzel örneği, evde beslediğim birkaç bitkimle ilgili. Her sabah onlara su verirken, sağlıklı büyümelerini izlemek beni mutlu ediyor. Onların büyüdüğünü görmek, bazen bir çocuk büyütmek gibi bir his yaratıyor. Ve evet, bazı günler onlara daha fazla ilgi gösterdiğimde – mesela doğru ışık açısını bulduğumda – daha hızlı büyüyorlar. Bunu da “mutluluk” diye tanımlayabilirim. Bitkiler, kendilerine uygun ortamda en iyi şekilde büyür, tıpkı bizim de iyi bir ortamda daha verimli olabileceğimiz gibi.
Bir bitkinin yaşama isteği ya da “mutluluğu”, ona bakım yapılmasıyla doğrudan ilişkilidir. Gözlemlerim bana şunu gösteriyor: Eğer bir bitki yeterli su ve ışık alıyorsa, o zaman bu bitki adeta “gülümseyerek” büyür. Evet, bitkiler mutlu olamaz ama bakıldığında bizim düşündüğümüz anlamda, onlar kendilerini en iyi şekilde ifade ederler.
Bitkiler Mutlu Olur Mu? Sevmediğim Yönleri
Şimdi gelelim işin daha tartışmalı kısmına. Çünkü şu da bir gerçek: Bitkiler mutlu olur mu sorusu, aslında bizi insanlaştırma eğilimimize bir örnek teşkil ediyor. Ne yazık ki, bitkilere insana dair duygu ve düşünceleri yükleyerek, onların doğal dünyasını anlamamıza engel oluyoruz. Bu, bazen gereksiz romantizmin ve insan merkezli bakış açısının bir sonucu. Yani, bitkiler mutlu olamazlar, çünkü onların biyolojik ve fizyolojik işleyişi, insan duygularından bağımsızdır.
Bitkilerin duyguları yoktur. Mutlu olamazlar, çünkü “mutluluk” bir bilinç ve duygu durumudur; bitkiler ise bilinçli varlıklar değillerdir. Bir bitki, güneş ışığına doğru büyür çünkü bu onun hayatta kalma mekanizmasıdır, “mutlu olduğu için” değil. Bitkiler sadece yaşamak için uygun koşulları arar. Bu açıdan baktığınızda, onları mutlu kabul etmek, aslında onlara aşırı insancıl bir yük yüklemek olur. Onlar basit yaşam formlarıdır, duygusal yüklerden, hayal kırıklıklarından ve sevinçlerden bağımsızdırlar.
Ayrıca, bir bitkinin sağlıklı büyüyüp büyümemesi, tamamen çevresel faktörlerle ilgilidir. Yani bir bitki, bazı günler daha az ışık alıyorsa ya da fazla sulanmışsa, bu onun mutluluğu ile ilgili değildir. Bitkilerin sağlığı, sadece onlara uyguladığınız bakımın kalitesine bağlıdır. O yüzden “mutlu” olmak gibi bir şey, onlara aktarabileceğimiz bir kavram değildir. Bitkilerin tek istediği şey hayatta kalmaktır, mutlu olmak değil.
Bitkiler Mutlu Olur Mu? Tartışmaya Değer Sorular
İşte size düşündürmesi gereken birkaç soru: Bitkilerin mutluluğunu düşünmek, biz insanların doğaya bakış açısını ne kadar değiştiriyor? Onları “mutlu” olarak tanımlayarak, doğa ile bağ kurmaya çalışmamız, bir tür insanlaştırma değil mi? Neden sürekli, bir bitkinin “duygularını” anlamaya çalışıyoruz? Kendi duygusal ihtiyaçlarımızı onlara yansıtarak, onların gerçek dünyalarını görmezden gelmiyor muyuz?
Bence bu konuda daha fazla kafa yorulması gereken bir konu var. İnsanlar olarak doğa ile olan ilişkimizde, duygusal etiketler takma eğilimindeyiz. Bitkiler ve hayvanlar “mutlu” olamazlar, fakat onların doğal ortamlarında varlıklarını sürdürebilmeleri, aslında bizim onlara nasıl yaklaşmamız gerektiğini daha net bir şekilde gösteriyor. Belki de gerçek sorulması gereken soru şu olmalı: Bitkilere gerçekten ne kadar saygı gösteriyoruz ve onların doğal yaşam alanlarını ne kadar koruyoruz?
Sonuç: Bitkiler Mutlu Olur Mu?
Bitkiler “mutlu” olamazlar, çünkü bu kavram onlara uygulanabilecek bir şey değil. Ancak, onları doğru şekilde besler, bakar ve ortamlarını sağlıklı tutarsak, onların sağlıklı ve verimli bir şekilde büyüdüğünü görebiliriz. Burada, bitkilerin “mutlu” olmasından ziyade, onların ihtiyaçlarına uygun bir ortamda yaşamalarını sağlamanın önemini vurgulamak gerekir. Ama ne olursa olsun, onları anlamaya çalışmak, doğaya duyduğumuz saygıyı da artırır. Belki de asıl soru şu: Biz insanlar doğayı ne kadar doğru anlıyoruz?