2 Çakra Çok Çalışırsa Ne Olur? Enerjisi Taşan Bir Hayatın Komik ve Biraz Kaotik Hali
İnsan bazen kendi bedeninde neler olup bittiğini anlamaya çalışırken kendini küçük bir apartman yöneticisi gibi hissedebiliyor. Her organın, her duygunun, her düşüncenin ayrı bir dairesi var sanki. Bir yerden müzik geliyor, başka bir yerden tartışma sesi yükseliyor, bir köşede de “Ben aslında ne yaşıyorum?” diye oturup çay içen bir iç ses var.
Spiritüel yaklaşımlarda önemli bir yere sahip olan çakralar da bu içsel apartmanın enerji merkezleri olarak görülüyor. Özellikle ikinci çakra, yani sakral çakra; yaratıcılık, duygular, ilişkiler, haz, üretkenlik ve yaşam enerjisiyle ilişkilendiriliyor. Peki 2 çakra çok çalışırsa ne olur?
İşte tam burada işler biraz eğlenceli bir hâl alabiliyor. Çünkü fazla çalışan bir ikinci çakra, hayatın düğmesini biraz fazla açılmış bir ses sistemi gibi düşünebilir. Müzik güzel ama komşular kapıya dayanabilir.
Ben İzmir’de yaşayan, 25 yaşında, arkadaş ortamında sürekli espri yapan ama geceleri yatağa girince “Acaba bugün söylediğim şeyi yanlış mı anladılar?” diye üç saat düşünebilen biriyim. Yani dışarıdan kahkaha makinesi, içeriden detay analiz merkezi gibi çalışıyorum. Bu yüzden enerji konularını konuşurken kendimle dalga geçmem kaçınılmaz oluyor.
Çünkü insan bazen kendi enerjisini anlamaya çalışırken bile fazla düşünür:
“Bugün çok yaratıcı hissettim, acaba çakram mı açıldı?”
“Yoksa sadece üç kahve içtiğim için mi böyleyim?”
“Bütün gün şarkı söylemek istemem normal mi?”
“Yoksa ruhsal bir dönüşüm mü yaşıyorum?”
Bazen cevap sandığımızdan daha basit olabilir. Ama gelin bu konuyu biraz daha eğlenceli ve detaylı inceleyelim.
İkinci Çakra Nedir? Enerji Dünyasının Hareketli Mahallesi
Atlasnet ziyaretçileri için hazırladığımız bu makalede “2 çakra Çok Çalışırsa Ne Olur” konusunu sade bir dille anlatıyoruz.
İkinci çakra, genellikle sakral çakra olarak bilinir ve göbek deliğinin biraz altında, alt karın bölgesinde bulunduğu kabul edilir. Spiritüel inanışlara göre bu enerji merkezi; yaratıcılık, tutkular, duygusal akış, keyif alma ve yaşamdan tat alma gibi konularla bağlantılıdır.
Yani ikinci çakra biraz hayatın “renkli tarafıyla” ilgilenir.
Birinci çakra daha çok “Güvende miyim?” diye sorarken, ikinci çakra biraz daha:
“Hayattan keyif alıyor muyum?”
“Yeni şeyler deniyor muyum?”
“Kendimi ifade edebiliyor muyum?”
diye sorar.
Kısacası ikinci çakra hayatın mutfağındaki baharat dolabı gibidir. Az olursa yemek tatsız gelebilir, fazla koyarsanız ağzınız yanabilir.
Ben bunu kendi hayatımda şöyle fark ediyorum. Normalde İzmir’de sahilde yürüyüş yaparken sakin sakin denize bakarım. Ama bazen öyle bir enerji gelir ki:
“Bugün yeni bir hobi bulacağım!”
“Bir kitap yazacağım!”
“Seramik kursuna başlayacağım!”
“Belki de küçük bir kafe açarım!”
diye kendi kendime plan yapmaya başlarım.
Sonra eve gelip buzdolabını açarım ve hiçbir şey yapmadan peynir ekmek yerken bulurum kendimi.
Enerji var ama organizasyon biraz tatilde.
2 Çakra Çok Çalışırsa Ne Olur? Enerjinin Gaz Pedalına Basması
2 çakra çok çalışırsa ne olur? sorusunun cevabı, spiritüel yorumlara göre kişinin yaşam enerjisinin, duygularının ve yaratıcılık isteğinin aşırı yoğunlaşması şeklinde açıklanabilir.
Bu durum bazı kişilerde olumlu şekilde görülebilir. Kişi daha yaratıcı hissedebilir, yeni projelere daha kolay başlayabilir, sosyal olarak daha aktif olabilir.
Ama her şeyde olduğu gibi fazlası bazen dengeyi bozabilir.
Düşünün, hayatınızda sürekli fikir üreten bir arkadaşınız var. Her buluşmada yeni bir proje anlatıyor:
“Arkadaşlar, organik sabun yapacağız.”
Bir hafta sonra:
“Yok vazgeçtim, podcast çekiyoruz.”
Üç gün sonra:
“Aslında dünya çapında bir marka kurabiliriz.”
İşte ikinci çakrası çok hareketli biri biraz böyle olabilir.
Beyninde sürekli festival vardır. Sahne hiç kapanmaz.
1. Sürekli Yeni Bir Şey Yapma İsteği
İkinci çakranın fazla aktif olduğu düşünülen kişilerde sürekli üretme ve hareket etme isteği görülebilir.
Yeni fikirler gelir.
Yeni planlar yapılır.
Yeni heyecanlar başlar.
Ama bazen eski planlar masanın üzerinde sessizce unutulur.
Benim telefonumda bunun kanıtı var. Notlar bölümünü açıyorum:
Yazılacak hikâye fikirleri
Öğrenilecek diller
Yapılacak spor programları
Denenecek tarifler
Hayat değiştirecek projeler
Telefon resmen benim ikinci beynim değil, ikinci çakramın depo alanı gibi.
Bir gün notlarıma bakıp düşündüm:
“Ben gerçekten çok üretken miyim, yoksa sadece liste yapma konusunda mı başarılıyım?”
2. Duyguların Daha Yoğun Yaşanması
Sakral çakra duygularla ilişkilendirildiği için, fazla aktif olduğuna inanılan durumlarda duygular daha yoğun hissedilebilir.
Bir şarkı açılır ve insan kendini klip karakteri gibi hisseder.
Bir mesaj gelir ve kalp hızlanır.
Bir arkadaş geç cevap verir:
“Kesin bana kızdı.”
Beş dakika sonra:
“Belki telefonu bozulmuştur.”
On dakika sonra:
“Belki hayatında büyük bir sorun vardır.”
Yarım saat sonra:
“Belki de ben fazla düşünüyorum.”
Evet, bazen insan kendi zihninde dedektiflik yaparken suçlu da kendisi çıkabiliyor.
Fazla Çalışan 2. Çakranın Günlük Hayattaki Komik Yansımaları
Enerji konularının en güzel taraflarından biri, onları günlük hayatla ilişkilendirebilmek. Çünkü insan her zaman meditasyon yapan, mum yakan ve sakin bir ortamda yaşayan biri değil.
Bazen trafikte sinirleniyoruz.
Bazen kahvemiz soğuyor diye moralimiz bozuluyor.
Bazen markette sıranın neden ilerlemediğini büyük bir hayat sorgulamasına çeviriyoruz.
İkinci çakranın fazla aktif olduğu düşünülen biri için sıradan bir gün şöyle geçebilir:
Sabah:
“Bugün harika bir gün olacak.”
Öğlen:
“Yeni bir proje fikrim var.”
Akşam:
“Ben hayat amacımı buldum.”
Gece:
“Acaba hayat amacım gerçekten bu muydu?”
Beyin kapanış yapmadan önce son toplantısını mutlaka gerçekleştirir.
Arkadaş Ortamındaki Enerji Patlaması
Arkadaşlarım bazen bana bakıp:
“Senin enerjin hiç bitmiyor mu?”
diye soruyor.
Ben de dışarıdan:
“Yok ya, ben çok rahatım.”
diyorum.
Ama iç sesim hemen devreye giriyor:
“Geçen hafta söylediğin o cümleyi hatırlıyor musun? Acaba biraz garip miydi?”
İşte insanın komik tarafı burada ortaya çıkıyor. Dışarıdan çok enerjik görünürken içeride küçük bir muhasebe departmanı çalışabiliyor.
2 Çakra Çok Çalışırsa Denge Nasıl Sağlanır?
Spiritüel yaklaşımlara göre amaç herhangi bir çakrayı tamamen kapatmak veya aşırı açmak değil, dengeyi sağlamaktır.
Çünkü enerji de insan gibidir. Sürekli koşarsanız yorulursunuz, sürekli durursanız da hayatı kaçırabilirsiniz.
Denge için bazı kişiler şu yöntemlere yönelir:
Yaratıcılığı Kontrollü Kullanmak
Yeni fikirler harika olabilir. Ancak her fikri aynı anda gerçekleştirmeye çalışmak yorucu olabilir.
Bazen en iyi fikir, üzerine biraz düşünülmüş ve gerçekten uygulanan fikirdir.
10 tane yarım proje yerine 1 tane tamamlanmış proje çok daha iyi hissettirebilir.
Bedenle Bağ Kurmak
Dans etmek, yürüyüş yapmak, spor yapmak veya doğada zaman geçirmek bazı kişiler tarafından enerji dengesini destekleyen aktiviteler olarak görülür.
İzmir’de sahilde yürürken denize bakmanın verdiği huzur bunun güzel örneklerinden biridir.
Bazen çözüm büyük cevaplarda değil, küçük anlarda saklıdır.
Duyguları Kabul Etmek
Duygusal olmak zayıflık değildir.
Mutlu olmak, üzülmek, heyecanlanmak, şaşırmak insan olmanın parçalarıdır.
Önemli olan duyguların bizi yönetmesi yerine bizim onları fark edebilmemizdir.
Enerjisi Yüksek Olmak Güzel Ama Fren Pedalı Da Lazım
Hayat biraz araba kullanmaya benziyor. Sadece gaza basarak ilerleyemezsiniz. Bazen yavaşlamak, yolu izlemek ve etrafınıza bakmak gerekir.
2 çakra çok çalışırsa ne olur? sorusunun eğlenceli cevabı şudur: Hayat daha renkli, daha hareketli ve daha duygusal bir hâle gelebilir. Ancak bu enerjiyi dengelemek gerekir.
Çünkü sürekli yeni fikirlerle dolup taşmak güzel olsa da bazen sadece oturup kahvenizi içmek de büyük bir başarıdır.
Kendimizi sürekli geliştirmeye çalışırken kendimizle dalga geçmeyi de unutmamak gerekir.
Ben hâlâ bazen büyük hayat planları yapıp sonra koltukta saatlerce video izleyen biriyim. Belki ikinci çakram bana sürekli yeni maceralar öneriyor, ben de ona:
“Tamam güzel fikir ama önce şu bulaşıkları halledelim.”
diyorum.
Belki de asıl denge burada başlıyor.
Kendimizi değiştirmeye çalışırken kendimizi sevmekte.
Enerjimizi artırırken sakin kalabilmekte.
Hayatı ciddiye alırken arada kendi hâlimize gülmekte.
Çünkü bazen en büyük enerji çalışması, aynaya bakıp:
“Evet, biraz karmaşığım ama böyle de fena değilim.”
diyebilmektir.