İçeriğe geç

Kuranı tertîl üzere oku ne demek ?

Kuranı Tertîl Üzere Oku Ne Demek? Bir Sosyolojik Bakış

Her sabah işe gitmek için aceleyle uyanıp kahvaltı yaparken, elimdeki telefonla sosyal medyada kayboluyor, gündelik telaşların arasında kayboluyoruz. Ancak bir an durup düşündüğümde, hayatın bu hızında gerçekten “düşünmeye” ne kadar zaman ayırıyoruz? Toplumun hızlı temposu ve sürekli değişen normlar arasında, zaman zaman ruhumuza dokunan ve derin bir anlam taşıyan şeylere yönelmek önemli. Kuran’ı tertîl üzere okumak, bu anlamı bulabileceğimiz bir yöntem olabilir. Fakat bu kavramı sadece bir dini uygulama olarak görmek, onun toplumsal ve kültürel boyutlarını göz ardı etmek olur.

Hadi, Kuran’ı tertîl üzere okumanın ne anlama geldiğini biraz daha derinlemesine inceleyelim ve bu pratiğin toplumsal yapılar, cinsiyet rolleri ve güç ilişkileri üzerine nasıl etkiler yarattığını sosyolojik bir bakış açısıyla ele alalım.
Kuranı Tertîl Üzere Okumak: Temel Kavramlar

İlk olarak, Kuran’ı tertîl üzere okumanın ne anlama geldiğine bakmalıyız. “Tertîl” kelimesi Arapça kökenli olup, “düzgün, ölçülü bir şekilde okumak” anlamına gelir. Tertîl, Kuran’ı acele etmeden, her bir harf ve kelimeyi doğru telaffuzla, anlamını ve içeriğini düşünerek okuma pratiğidir. Bu, hem fiziksel hem de zihinsel bir odaklanmayı gerektirir ve kişi, okurken her kelimenin derinliğini anlamaya çalışır.

Tertîl, aslında daha geniş bir yaşam pratiğini işaret eder. Kuran’ı bu şekilde okumak, birey için bir içsel yolculuk olabileceği gibi, aynı zamanda toplumun farklı kesimlerinin de yaşamlarına ve değerlerine dokunan bir etkidir. Burada dikkate alınması gereken önemli bir nokta, bu pratiğin sadece bir dini uygulama olmanın ötesinde, toplumsal yapıyı şekillendiren bir etken olarak karşımıza çıkmasıdır.
Kuranı Tertîl Üzerine Toplumsal Normlar ve Kültürel Pratikler

Toplumlar, inançlar ve kültürler üzerine şekillendikçe, bu inançların nasıl ifade edileceği ve uygulamaları da belirli normlara dönüşür. İslam dünyasında Kuran’ı tertîl üzere okuma, sadece bir ibadet pratiği değil, aynı zamanda bireysel bir aidiyet duygusunu pekiştiren bir kültürel ve toplumsal ritüeldir. Bu ritüel, toplumsal yapının normları, bireylerin dini ve kültürel kimliklerini inşa etme şekilleri üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.

Örneğin, geleneksel toplumlarda, özellikle ailelerde, çocukların Kuran’ı nasıl okudukları ve okuma pratiğinin nasıl öğretildiği, genellikle aile büyüklerinin ya da dini liderlerin kontrolündedir. Bu, toplumsal cinsiyet rollerinin de bir yansımasıdır; çünkü kadın ve erkeklerin bu pratikteki rollerinin şekillenmesi, toplumsal hiyerarşiye bağlı olarak farklılık gösterebilir. Kültürel olarak, erkeklerin dini ritüellerde daha fazla yer alması beklenirken, kadınlar genellikle daha içsel, ev içi ibadetlere odaklanmaktadırlar.

Bununla birlikte, günümüzde bu normların bazı toplumlarda giderek daha esnek hale geldiği ve kadınların Kuran’ı okuma biçimlerinin sosyal olarak daha fazla kabul gördüğü görülmektedir. Toplumların modernleşmesiyle birlikte, Kuran okuma pratiği, dijitalleşen dünya ile değişime uğramaktadır. Örneğin, mobil uygulamalar ve online platformlar aracılığıyla insanlar, hem dini hem de sosyal pratikleri dijital ortamda yürütmeye başlamışlardır. Bu dönüşüm, toplumsal normların daha geniş bir şekilde esnemesine neden olmuştur.
Cinsiyet Rolleri ve Kuran’ı Tertîl Üzere Okuma

Cinsiyet rolleri, toplumsal yapının en belirleyici unsurlarından biridir ve bu rollerin dini pratiklere nasıl yansıdığı da çok önemlidir. Geleneksel toplumlarda, erkeklerin dini liderlik rollerine daha yakın olmasına rağmen, kadınların dini pratiklere katılımı genellikle ev içi düzeyde kalmıştır. Ancak modern dünyada, bu durumun değişmeye başladığını görüyoruz.

Kadınların toplumsal rolü ve dini katılımı üzerine yapılan çalışmalar, Kuran’ı tertîl üzere okuma pratiğinin toplumsal cinsiyet eşitliği ile olan ilişkisini vurgulamaktadır. 2020 yılında yapılan bir saha araştırmasında, kadınların Kuran’ı okuma deneyimlerinin genellikle “evde” veya “özel alanlarda” sınırlı olduğu, ancak dijital ortamların bu durumu dönüştürdüğü gözlemlenmiştir. Dijital platformlar, kadınların daha geniş kitlelere hitap etmelerini sağlarken, toplumsal normlara karşı bir tür meydan okuma niteliği taşımaktadır. Bu durum, aynı zamanda kadınların toplumsal alanda daha fazla görünür olmasına ve dini pratiklerin daha katılımcı bir şekilde yapılmasına olanak sağlamaktadır.
Toplumsal Adalet ve Eşitsizlik: Kuran Okuma Üzerine Sosyolojik Bir Bakış

Toplumsal adalet, bir toplumun eşitlik, hak ve özgürlük anlayışına nasıl şekil verdiğiyle ilgilidir. Kuran’ı tertîl üzere okuma pratiği, toplumsal adaletin sağlanmasında önemli bir yer tutar. Çünkü bu uygulama, her bireyin kendi iç dünyasında eşit bir şekilde ruhsal ve zihinsel odaklanma fırsatı bulmasını sağlar. Ancak, toplumsal eşitsizlikler, dini uygulamaların da bir biçimde şekillenmesine neden olur.

Örneğin, eğitim düzeyi, gelir seviyesi, coğrafi bölge ve kültürel arka plan gibi faktörler, bireylerin dini pratiklere ne şekilde katıldıklarını etkileyebilir. Yüksek gelirli bireyler, dini eğitimlerine daha fazla yatırım yapabilirken, düşük gelirli bireyler, bu fırsatlardan mahrum kalabiliyorlar. Bu eşitsizlik, Kuran’ı tertîl üzere okuma pratiği gibi bir alanda bile kendini gösterebiliyor.
Sonuç: Kuranı Tertîl Üzerine Okuma ve Toplumsal Değişim

Kuran’ı tertîl üzere okumanın toplumsal boyutları, sadece bireysel bir dini pratiğin ötesindedir. Bu pratik, toplumsal normlar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratiklerle derin bir ilişki içindedir. Bugün, dijitalleşen dünyanın etkisiyle birlikte, dini uygulamalar daha geniş bir katılımcılıkla yapılmakta ve toplumsal eşitsizliklere karşı bir duruş sergileyebilmektedir.

Bu yazı, Kuran’ı okuma pratiğinin toplum ve birey arasındaki etkileşimi nasıl şekillendirdiğini anlamaya yönelik bir başlangıçtır. Peki, sizce dini pratiklerin toplumsal hayattaki yeri nasıl değişiyor? Bu dönüşüm, toplumda daha eşitlikçi bir yapıyı şekillendirebilir mi? Kuran’ı okumak sadece bir ibadet değil, aynı zamanda toplumsal adaletin inşasında bir araç olabilir mi?

Kaynaklar:

– Ülkü Erdoğmuş, “Kuran Okuma Pratiği ve Toplumsal Cinsiyet: Bir İnceleme”, 2021.

– Fatma Kalkan, “Dijital Dönüşüm ve Kadınların Dini Pratiklere Katılımı”, Sosyoloji Dergisi, 2020.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino şişli escort megapari-tr.com
Sitemap
ilbetdeneme bonusu veren bahis sitelerivdcasinohttps://www.betexper.xyz/