Hodbinlik nedir? Arkadaş ortamında fark ettiklerim
Değerli ziyaretçiler, Atlasnet ekibi bu yazısında “Hodbinlik nedir” konusunu tüm yönleriyle aktarıyor.
İzmir’in sıcağıyla kavrulmuş bir Cuma akşamı, Alsancak’ta kahve içmeye oturmuşuz. Masada ben, 25 yaşında, espri bombardımanıyla arkadaşlarımı yormaktan zevk alan bir genç ve tabii ki içimdeki gereksiz felsefi sorgulamalarla uğraşan bir yetişkinim. Tam bu sırada Ahmet, cebinden telefonunu çıkarıp “Bak şunu paylaşmışlar, hodbinlik diye bir şey varmış” dedi.
İşte o an kendi kendime düşündüm: “Hodbinlik nedir, gerçekten?” Önce internete bakma refleksi gösterdim ama dur, dedim; önce kendi hayatımda bakayım. Kim bilir belki de yanımda oturan ben, aslında hodbinliğin ta kendisiyimdir.
Hodbinlik nedir? Basitçe anlatmaya çalışalım
Hodbinlik, insanların bazen kendini düşünürken, bazen de başkalarını küçük görmeden kendi çıkarlarını önceliklendirmesiyle ilgili bir hal. Yani, bir yandan kendini düşünen ama bunu “aman ne kadar kötü bir tip” hissi yaratmadan yapan bir çeşit gizli ego marifeti diyebiliriz.
Mesela geçen gün otobüste bir yaşlı teyze koltuk ararken ben göz ucuyla koltuğa bakıp “Hodbinlik yapıp kalkmasam mı acaba?” diye düşündüm. Sonra kendi iç sesim bağırdı:
— “Ayıp olur, kalk!”
— “Ama ya yerim çok rahat, o kadar da fedakar olamayabilirim, değil mi?”
İşte hodbinlik tam da bu içsel çatışmayı ifade ediyor. Kendini düşünmek mi, yoksa sosyal olarak doğru davranmak mı? Ama farkında olmadan biraz da kendi çıkarına oynuyorsun.
Gündelik hayatta hodbinlik
İzmir’de yaşamak demek, sokakta yürürken herkesin derdiyle karşılaşmak demek. Hodbinliği gözlemlemek için illa felsefe kitabı açmaya gerek yok.
Bir gün kafede arkadaşlarımla oturuyorduk. Garson siparişleri getirdi. Ben, menüye bakarken içimden “Acaba en pahalı kahveyi sipariş etsem mi, yok yok” dedim. Arkadaşım Elif bana baktı, “Ne düşünüyorsun yine?” dedi.
İçimden gelen cevabı tuttum, sessizce sordum garsona en pahalı kahve hangisi diye. Siparişi verdim. Arkadaşım gülerek:
— “Yine hodbinlik mi yapıyorsun?”
— “Eh, birazcık” dedim, çünkü hakikaten hem kahvemi hem ego tatminimi düşünüyordum.
İşte hodbinlik, küçük kararlarımızda bile kendini gösterir. Bazen farkında olmadan yaparız, bazen de bilerek. Ve çoğu zaman buna güleriz çünkü sonuçta kimse saf bir meleğin yaşadığı dünyada değil.
Kendinle dalga geçmek: Hodbinliğin en iyi terapi yöntemi
Bazen hodbinlik o kadar kendini belli eder ki, kendi haline kahkaha atmamak imkânsız hale gelir. Mesela geçen gün markette indirim var diye düşündüm:
— “Aa, 1 alana 1 bedava! Almalıyım, mantıklı!”
— “Ama zaten evde 5 tane var, hodbinlik mi bu yoksa planlı tüketim mi?”
İşte burada fark ettim: Hodbinlik sadece başkalarını etkilemek değil, kendi içimizdeki küçük hesapların oyun alanı. Kendinle dalga geçmek, hodbinliğin tuhaf ama eğlenceli yönlerini görmek için birebir.
Hodbinlik ve arkadaş grubu
Arkadaş ortamında hodbinlik daha komik hale gelir. Mesela biri tatlı sipariş eder, sen “Ben de alayım mı?” diye düşünürsün. Ama bir yandan da diyetini hatırlayıp vazgeçersin. Bu küçük hesaplar, arkadaş grubunda gülünç ama eğlenceli hikâyeler yaratır.
Geçen gün Barış bana baktı, “Yine kendi çıkarını mı düşünüyorsun?” dedi.
Ben: “Hayır, sadece… yani, belki, evet birazcık.”
Arkadaşlar bunu anlar, gülünç bulur, ve aradaki samimiyet pekişir. Hodbinlik burada da gizli bir sosyal bağ kurma yöntemi gibi çalışıyor.
Hodbinlik nedir? Sonuç olarak
Hodbinlik, sadece kötü bir özellik değil. İçimizdeki hem çocuksu hem yetişkin tarafın çatıştığı bir alan. Bazen kendini düşünmek, bazen de başkalarını düşünmek arasında gidip geliriz. Ama esas mesele, bunu fark edebilmek ve gerektiğinde kendinle dalga geçmek.
İzmir’in sıcağında, kahvemdeki köpükle oynarken ya da arkadaş ortamında espri patlatırken, hodbinliğin farkına varmak hem eğlenceli hem öğretici. Bazen kendimize biraz acımasızca bakmamız gerekir, bazen de sadece gülüp geçeriz.
Ve işte hodbinlik: Hem kendimizi hem de çevremizi küçük ama anlamlı bir mizah filtresinden görmek. Hem biraz bencil, hem biraz sevimli, hem de kesinlikle insani.
Hodbinlik nedir sorusunun cevabı, belki de her kahve molasında, her market alışverişinde, her arkadaş sohbetinde saklı. Önemli olan onu fark etmek ve gülümsemeyi unutmamak.
—
Bu yazı, hodbinliği hem mizahi hem de içten bir dille keşfederek günlük hayatın içine yerleştiriyor; hem kahkaha atıyorsunuz hem de “eh, biraz haklısın” diyorsunuz.
—
İstersen sana bu metni WordPress uyumlu başlık hiyerarşisi ve SEO anahtar kelime yoğunluğunu daha da optimize edilmiş hâlde hazırlayabilirim. Bunu yapayım mı?
Bu yazımızın sonunda sizi yalnız bırakmıyoruz; “Hodbinlik nedir” hakkında aklınıza takılan her şeyi Atlasnet üzerinden sorabilirsiniz.